2027–2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programın ülkemize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Yeni OVP’de ortaya konulan büyüme, enflasyon, istihdam ve cari denge hedeflerini; ekonomimizde öngörülebilirliğin güçlendirilmesi açısından önemli buluyoruz.
Ancak sanayiciler olarak bizim için asıl belirleyici olan, bu hedeflerin üretime, yatırıma, ihracata ve istihdama nasıl yansıyacağıdır.
Özellikle sanayi büyümesine ilişkin 2026 beklentisinin %4’ten %2,3’e çekilmesi; üretim sektörünün içinde bulunduğu koşulları ve önümüzdeki dönemde sanayimizin daha güçlü desteklenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Enflasyonla mücadele kararlılıkla sürdürülürken; sanayicimizin finansman ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi, sanayiye öncelik veren sektörel bir yaklaşımla, enflasyon yaratmadan üretimi, istihdamı ve ihracatı destekleyecek kredi mekanizmalarının hayata geçirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yüksek katma değerli üretimin artırılması politikalarının da aynı kararlılıkla uygulanması gerektiğine inanıyoruz.
Programda yer alan dış kaynaklı haksız rekabetle mücadelenin imalat sanayii politikasının ana sütunlarından biri olarak tanımlanmasını ve reel sektörle düzenli istişarenin kurumsallaşmasını memnuniyetle karşılıyor; ticaret politikası araçlarının etkin kullanılarak kapsamlı bir Sanayi Koruma Stratejisinin hızla hayata geçirilmesini bekliyoruz.
Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesinin yolu üretimden geçmektedir.
Üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan ve ihracat yapan güçlü bir sanayi; güçlü bir Türkiye’nin temelidir.
Yeni OVP’nin hedeflerine ulaşması için sanayiciler olarak üretmeye, yatırım yapmaya ve ülkemize değer katmaya devam edeceğiz.


